ACH

Sağlık-Sen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı Gerçekleştirildi

Adıyaman

Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, Lozan Barış Antlaşması ile insanlarımızın kendi ülkelerinde ‘kahya’ olduğunu kaydetti.

 Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, Lozan Barış Antlaşması ile insanlarımızın kendi ülkelerinde ‘kahya’ olduğunu kaydetti. 
Adıyaman Genişletilmiş İl Divan toplantısına Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, genel başkan yardımcıları, çevre illerin şube başkanları ve Adıyaman Şubesi’nin yönetim kurulu üyeleri ile teşkilat mensupları katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı Yasin Barutçu, “bizler Sağlık-Sen olarak bütün bu çalışmaları yaparken sadece kendimizi ilgilendiren değil, aynı zamanda bütün toplumu ilgilendiren, bütün toplumun ortak sorunlarına eğiliyoruz. Nerede bir mazlum varsa, nerede bir ezilen, katledilen, ötekileştirilen insan varsa, orada olmayı kendimize şiar edindik. Ne zaman şer odakları, ülkemizin birlik ve beraberliğine dokunmak isteseler, karşılarında bizleri buldular” diye konuştu.
Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş ise, sendikacılık faaliyetlerinin yanında toplumsal meselelere duyarlık gösterdiklerini belirterek, son günlerde Ülkemizin zor günler geçirdiğini dile getirdi.
Metin Memiş, “Allah’a hamdolsun ülke meselesinde, millet meselesinde, dünya mazlumlarının meselesinde elimizi değil, bedenimizi taşın altına koyarak milletin sesi olduk. Ülkemiz zor bir dönemeçten geçiyor. Bu ülke Lozan Barış Antlaşmasıyla kendi ülkesinde kahya olan bir ülke oldu. Dediler ki siz bu ülkenin sahibi olamazsınız. Lozan Barış Antlaşmasıyla bu ülkenin gerçek sahipleri biziz dediler. Siz sadece bu ülkenin kahyası olabilirsiniz, dediler. Bizim seçtiklerimizi, giyeceğimizi, yediğimizi içtiğimizi onlar belirledi. Bizim inancımızı onlar belirlemeye kalktı. Ne zaman bu millet iradesini ortaya koyduysa o darbe zulmünü bu millete karşı kullandı. Milletin seçtiklerini milletin gözleri önünde idam sehpalarına taşıdılar. 12 Eylül sürecinde sağından solundan bu ülkenin 5 bin gencini katlettiler.
Arkasından 28 Şubat gibi önemli bir süreç geçti. Çok büyük tahribatlar yapılmıştı. Tanklar Sincan’dan 4 Şubatta yürüdü, 28 Şubatta post modern darbe yapıldı.
Memur-Sen ailesi olarak o dönemde darbecilere ‘dur’ dedik. Darbeye karşı olduk ama darbeyi engelleyemedik. Kendisi sivil toplum örgütü diye tanıtanlar o dönemde darbecilere çanak tuttular. Bu ülkede milletin değerlerini ellerinden alarak, bu ülkenin ekonomik değerlerini boşaltarak, bu ülkeyi 20-30 yıl geriye götürdüler. Memur-Sen millet adına hizmet sendikacılığı yapıyor” ifadelerini kulandı.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.